Şarap seçiminde her adımın farklı bir amacı ve değeri var. Şiselerin şekline göre değerlendirme yapmak da bu adımlardan biri. Bazı durumlarda şişenin şekli bize etiketten daha çok bilgi verebilir. Örneğin, yüksek bombeleri olan silindir bir şişenin içinde kırmızı şarap varsa Cabernet Sauvignon, beyaz şarap varsa Sauvignon Blanc olarak adlandırılır. Düşük bombeleri olan daha düz bir şişenin içindeki şarap kırmızı ise Pinot Noir; beyaz ise Chardonnay'dir.
Uzun ve dar bir şişe ise genel olarak Almanya ve Kuzey Kaliforniya gibi soguk hava beyaz şaraplari için kullanılır. Bu şaraplara örnek olarak Riesling, Gewurztraminer ve Pinot Blanc'i sayabiliriz. Bu stillerin doğuş sebebi değisik bölgelerden olan şaraplari ve türlerini kolayca tanıyabilmektir. Bazıları şişelerin tiplerinin farklı olmasını şarabı daha iyi muhafaza etme sebebine bağlasa da, bunun sebebinin bölgesel model ve standardın belirticisi olma ihtimali daha fazladır.
Bir zamanlar köpek öldüren diye hor görülen sarap artıküzerinde tartışılan felsefesi olan bir içki. Kokusundan rengine, bardağından şişesine kadar özel bir titizlik isteyen şarap hakkında gereken bilgiye sahip misiniz? Sarap tatma eyleminin ilk akla getirdiklerinden birisi de küçümseyen ve irdeleyen bir göz süzüsü. Oysa şarap eksperligi, düşünülenin aksine sadece bir gösteriş değil.
Şarabın muhafaza edildiği şişeye dikkat etmek çok önemli. Şişenin ortalama sıcaklığına dikkat etmek de çok büyük önem taşır. Beyaz şarap niteliklerini en iyi serin fakat soğuk değilken sergiler. Kırmızı şaraplar ise en iyi, oda sıcaklığı ya da oda sıcaklığının biraz altında içilir. Ancak sıcaklığı kesinlikle oda sıcaklığının üstünde olmamalıdır. Kırmızı şarabın rengi açıldıkça, servis sıcaklığı da düşer. Fakat kırmızı şarabın rengi açık bile olsa özelliklerini yine de çok fazla soğutulmadığı zaman daha iyi gösterir.